Reklamı Kapat X

Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir? Tedavisi Nasıldır?


Modern çağın salgını diyebileceğimiz, çok ciddi bir hastalık Meme Kanseri. Meme kanserinden nasıl korunulur? Belirtileri nelerdir? Tedavisi nasıldır? Meme kanseriyle mücadele etmek için bu yazımızı sonuna kadar dikkatlice okuyun lütfen.

Meme Kanseri Nedir ?

Meme kanseri, meme hücrelerinde oluşmaya başlayan kanser türüdür. Dünyada akciğer kanserinden sonra, görülme sıklığı en çok olan bir kanser türüdür. Her 8 kadından bir tanesinin hayatının belirli bir döneminde meme kanseri hastalığına yakalanacağı bildirilmektedir.

Meme kanseri vücuda yayılmadan önce, erken tespit edildiğinde, hastanın %96 oranında yaşam şansına sahip olduğu bildirilmektedir.

Son yapılan araştırmalarda Türkiye’de Meme kanserinin görülme oranı maalesef 100 binde 50 civarında. Yani ortalama her 2000 kadından birinde meme kanseri görülüyor.

Meme kanserine karşı en iyi koruyucu yöntem erken teşhistir.

Meme kanserinin oluşumu ve gelişimi nasıl olur ?

Meme kanserinin birden fazla tipi vardır. En sık rastlanılan tipi, duktal karsinoma, memenin süt kanallarında oluşmaya başlar. Meme kanseri memenin dışına yayıldığında koltuk altındaki lenfatik nodüller en sık görülen yayılım yerleridir. Kanser hücreleri memenin diğer Lenf Nodlarına, Kemiğe, Karaciğer ve Akciğere yayılabilir.

Her kadın meme kanseri gelişme riskine sahiptir. Meme kanseri oluşan kadınların çoğunda buna neden olan risk faktörleri belli değildir.

Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir? Tedavisi Nasıldır?

Tatlısıyla tuzlusu ile soframız


Meme kanseri riskini arttıran faktörler nelerdir ?

  • 50 yaş üzerinde olunması
  • Yakın akrabalardan birinde meme kanseri varsa, (anne veya kız kardeş meme kanseri ise, 2-3 kat daha fazla)
  • Daha önce diğer memede kanser tespit edilmişse
  • Adet görmeye 12 yaşından daha önce başlanmış olması
  • Hiç gebe kalınmamış olması
  • Adet görmesi 50 yaşından sonra hala devam ediyor olması

İnsan, yaşamında meme kanseri hastalığına sebep olabilecek herhangi bir yanlışlık yapmamış olsa da meme kanserine yakalanabilir.
Meme kanseri hastalığı kesinlikle bulaşıcı değildir, başka hastadan bulaşmaz.
Meme kanseri hastalığı, stresle veya memenin maruz kaldığı travmayla (darbeyle) oluşmaz.
Meme kanseri hastalığı gelişen çoğu kadının, yukarıda belirttiğimiz risk faktörlerinden ya da ailesinde hastalığa ait bir oluşum yoktur.

 

Peki Türkiye’de meme kanseri görülme sıklığı neden artıyor ? Prf. Dr. Vahit Özmen’e göre bunun temel sebebi Batı tarzı yaşam stili.. Yani: Hiç çocuk doğurmamak, geç yaşta doğum yapmak, süt vermemek, erken adet görmeye başlamak, geç menopoz, doğum kontrol hapları, hormon replasman tedavisi görmek (menopoz tedavisi) ve kürtaj yaptırmak…

Meme Kanseri Nasıl Teşhis Edilir ?

Erken dönemde meme kanserleri diğer kanser türlerinde olduğu gibi, ileri dönemlere gelene dek belirgin belirtiler vermeyebilir. Erken teşhiste en önemli faktör, kişiyi bu konuda bilinçlendirmektir. Bu nedenle, meme kanserinin erken teşhisi için önerilen kontrol programlarını uygulamak çok önemlidir.

Meme kanserine erken dönemde tanı konması, meme kanseri tedavisinin başarıya ulaşması ve hastanın hayatta kalma şansını büyük oranda arttırır. Erken teşhis için üç temel metod uygulanabilir.

Bunlar;

  • Evde kendi kendine yapılabilecek meme kontrolleri,
  • Doktor tarafından yılda bir kere yapılan meme muayeneleri ve
  • Yılda bir kere yaptırılacak Mamografi (meme röntgen filmi)

olarak sayılabilir.

Kadınlar 20 yaşından sonraki dönemlerinde, her ay memelerini kendi kendilerine muayene etmeleri gereklidir. Menopoz öncesi dönemde ise adetin başlangıcından sonraki 7 – 10. günlerde, menopoz sonrası dönemde ise her ayın aynı gününde muayene yapmalıdırlar. Meme dokusu içinde herhangi bir şüpheli kitle ele geldiğinde, vakit geçirmeden doktora başvurmalısınız. 20 yaşından sonraki dönemde 2 yılda bir, 40 yaşından sonraki dönemde yılda bir kez doktorda meme muayenesi yaptırmalısınız. Bu şekilde takip edilen kadınlarda kanserin çok erken dönemlerde yakalanabildiği ve meme kanserine bağlı ölümlerde %30 oranında azalma sağlandığı saptanmıştır.

 

Kendi kendini kontrollerde, 15 günden fazla sürede ele gelen sertlik veya kitle, deride kalınlaşma, şişme, renk değişikliği, meme başında kalınlaşma, kızarıklık veya yara olması, memede veya meme başında içeri doğru çekinti, meme şeklinde değişiklik, meme başlarının pozisyonlarında değişiklik ve meme başında akıntı gibi belirtiler olduğunda derhal doktor kontrolü gerektirmektedir.

Hekim muayenesi sonucu yapılacak mamografi taramasının ardından ultrason, İnce iğne aspirasyon biyopsisi ve normal biyopsi tetkikleriyle kesin tanı konulur.

Meme Kanseri Evreleri ve Tedavisi Nelerdir ?

Evre 1: Tümör 20 mm. ve daha küçüktür. Bu durumda kanser lenf bezlerine sıçramamıştır. Tedavide meme koruyucu yöntemle lenf bezlerinin alınmasından sonra radyasyon tedavisi uygulanır. Desteklemek için kemoterapi ve/veya hormonoterapi eklenir. Bir diğer uygulama da mastektomi yönetimidir. Bu yöntemde kanserli göğüs alınarak koltuk altı lenf bezleri çıkarılır.
Evre 2-A: Tümörün 20 – 50 mm. arasında olup, lenf bezlerine sıçramamış halidir.
Evre 2-B: Tümörün 2-A evresindeki gibi bir boyut aralığında olup (50 mm. den büyük olabilir), koltuk altı lenf bezlerine sıçramamış halidir.
Evre 2: Evre 1 ile aynı tedavi yöntemi uygulanmakla birlikte, eğer tümör aşırı büyümüş ya da lenf bezlerine sıçramışsa kemoterapi, hormonoterapi ve radyasyon tedavisi tamamlayıcı olarak önerilir.
Evre 3-A: Tümör koltuk altı lenf bezlerine ve göğüs dışı dokulara sıçramış durumdadır ve bu halde mastektomi yöntemiyle tedavi yoluna gidilir. Cerrahi müdahaleden sonra kemoterapi ve hormon tedavisi uygulanır.
Evre 3-B: Bu aşamada tümörün boyutu dikkate alınmaz; tümör göğüs duvarına bağlıdır ve lenf bezlerine sıçramıştır. “Neoadjuvant” adı verilen tümörün boyunun küçültülmesi amaçlı kemoterapi uygulanmasının ardından tümörün boyunun küçülmesinden sonra lampektomi veya mastektomi yapılır.
Evre 4: Bu aşamada kanser göğüs dışındaki vücut bölümlerine yayılmıştır. Bu evre tedavisinde hastanın yaşam süresini artırmak ve yaşam kalitesini yüksek düzeyde tutmak hedeflenir. Kemoterapi ve hormonoterapi yapılır. Hasta şikayetlerine bağlı olarak mastektomi de uygulanabilir.

Meme kanseri tedavisi, alanında uzmanlaşmış bir ekip tarafından yapılmalıdır. Bu ekibin temel üyeleri meme cerrahı, tıbbi onkolog ve radyasyon onkoloğudur. Meme kanserinin temel tedavisi cerrahidir. Tercih edilen cerrahi şekli meme dokusunun tamamen çıkarıldığı mastektomi ameliyatıdır. Ancak, erken evre küçük tümörlerde meme koruyucu cerrahi yapılması da uygundur. Kanserli dokunun memeden, çevresinde bir parça sağlıklı meme dokusu bırakılarak çıkarılmasına lumpektomi adı verilir. Ancak, lumpektomi yapılan memelere daha sonra radyoterapi verilmesi şarttır. Yapılan çalışmalar sonucunda meme koruyucu cerrahi sonuçlarının mastektomi ile benzer olduğu anlaşılmıştır. Bu yaklaşım özellikle batı ülkelerinde mastektomiye tercih edilmektedir. Sevindirici olarak ülkemizde de giderek daha çok uygulanmaktadır. Cerrahi sonrası gerekiyorsa tamamlayıcı olarak kemoterapi veya hormonoterapiler tıbbi onkologlar tarafından yapılır. Bazı durumlarda radyoterapi de uygulanması gerekebilir. Tedavi kararı verirken tümörün büyüklüğü, koltuk altı lenf bezlerine yayılım olup olmaması, tümörün hormon bağımlılık durumu, Her2 (c-erb-B2) adı verilen kanser geninin varlığı gibi faktörler göz önüne alınır. Tümörün büyük olduğu durumlarda tedaviye önce kemoterapi ile başlanıp tümörün küçültülüp cerrahiye uygun hale getirilmesi gerekebilir. Bu tedavilere doktorunuz karar verip sizi yönlendirecektir.

Mastektomi uygulamaları sonrasında alınan memenin yerine, plastik cerrahi teknikler ile yeniden meme rekonstrüksiyonu yapılması ameliyatları söz konusu olabilmektedir.

 

Korunma: Bazı risk faktörleri sizin kontrolünüz altındadır. Genel sağlık durumunuzu koruma amaçlı dengeli beslenme, zayıflama veya kilonuzu koruma, sigara içmeme, alkolü sınırlandırma, düzenli egzersiz gibi faaliyetlerde bulunabilirsiniz.

Ancak bunlar riskinizi tamamen yok etmez. Bu nedenle meme kanserine yakalanmışsanız bu hiçbir şekilde sizin veya başkasının suçu değildir. Kendinizi suçlu hissetmek veya yanlış olduğunu düşündüğünüz şeyleri veya kişileri suçlamanızın size bir faydası yoktur; tam aksine moralinizi yüksek tutmak tedavinizi de olumlu yönde etkileyecektir.

 


 


Etiketler: , , , , , , ,